En Güzel Çocuk Hikayesi Kendini beğenmiş zengin kadın, lüks evlerinde yurt dışından özel olarak getirttikleri aşçının yaptığı özel yemekleri her öğlen çocuğunun okuluna gönderirdi. Çocuğu özel bir kolejde okuyordu. Okulun yemekleri çok güzeldi. Yine de zengin kadın çocuğunun yemeklerini özel olarak yaptırırdı. Bugün de evde yapılan yemekleri çocuğuna götürmesi için evin hizmetçisine teslim etmiş "Bu yemekleri çocuğuma yani okulun en özel çocuğuna götür" demişti. Hizmetçi kadının da çocuğu bu özel kolejde okuyordu. Tabi ki yanlarında çalıştıkları zengin aile sayesinde. Zengin kadın her öğlen yapılan yemeklerin önce kendisi tadına bakar sonra da okula götürmesi için hizmetçi kadına teslim ederdi. Hizmetçi kadın hem özel aşçının yaptığı yemekleri evin küçük beyine götürür hem de kendi yaptığı yemekleri kendi çocuğuna götürürdü. Her ikisinin de yemeklerini bitirmelerini bekler ondan sonra eve dönerdi. Bu her öğle yemeği vakti böyle olurdu. Evin küçük beyinin yemekleri etin en gü...
Osmanlıdan Tarihi Hikayeler, Deli Hüseyin Paşanın Hikayesi Sultan Dördüncü Murat, çelik yürekli olduğu kadar demir bilekli bir padişahtı. Koca bir boğayı kucaklayıp kaldırır, beheri 150 okka gelen güllelerle sabah jimnastiği yapardı. Maiyetinden şişman olan silahtarı Musa Paşayı kemerinden kaldırıp sarayın büyük has odasında dolaştırdığı meşhurdur. Bir gün, İran Şahından bir yay hediye geldi. İran Elçisi, diğer hediyelerle birlikte yayı da Padişaha taktim etti: "Hünkarım, bu yay hususi surette yapılmıştır. Memleketimin pehlivanları o kadar kuvvetlidir ki yayı kurup çözebilirler. Şahım sorar: 'Acaba Osmanlı mülkünde de böyle koluna kuvvetli pehlivanlar var mıdır?' Sultan Murat, İran Şahının niyetini anlamıştı, gözdağı vermek istiyordu. Bu yayı kurup çözecek kimse çıkmazsa gönlünce alay edecek, 'Koskoca Osmanlı mülkünde yayımı kuracak yiğit çıkmadı!' diye kendince gururlanacaktı. Şimşeklenen gözlerini İran Elçisine çevirince Elçi, korkuyla ürperdi: "Elçi...